Karaman Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği
Increase text size Decrease text size Print

“Oruç Tutarken Çay ve Kahveyi Azaltın”

Karaman Devlet Hastanesi Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Feyza Betül Tolu, ramazan da oruçluyken en çok çayın özlendiğini fakat çay ve kahve gibi içeceklerin ramazan ayında önerilmediğine dikkat çekerek iftar sonrası sahurda çay, kahve gibi kafeinli içeceklerin tüketiminin sınırlanması gerektiğini belirtti. “Bu tür içecekler diüretik etkiye sahip olduğundan (idrara çıkma oranını artırır) vücuttan hızlı bir şekilde su atılmasına neden olur. Bu yüzden yaz aylarında oruç tutarken yeterli sıvı alınamadığı için de vücutta sıvı kaybı oluşabilir.” Dedi.
Feyza Tolu ramazan ayında sağlığın ve kiloların korunması için yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edilmesi gerektiğini açıklayarak öğünlerin; sahur /iftar ve iftardan sonra iki ara öğün olmak üzere düzenlenmesi gerektiğini ifade etti.
Beslenme Uzmanı Tolu, ramazanın yaz aylarının ilk günlerine denk gelmesi, günlerin uzun olması ve sıcak havaların olabileceği de göz önüne alınarak bir ay boyunca sağlıklı oruç tutabilmek, sıkıntı yaşamamak için dikkat edilmesi gereken hususları ramazan ayı öncesinde hatırlatma da bulundu.
Kahvaltının normal günlerde günün altın öğünü olduğunu hatırlatan Tolu ramazan ayında da sahurun en önemli öğün olduğunu ve kesinlikle atlanmaması gerektiğini vurguladı. “Sahurdaki tercihimizi kahvaltılıklardan yana kullanmak bizler için en sağlıklısı olacaktır. Protein kaynağı olan; haşlanmış yumurta, az tuzlu peynir ve süt ile domates, salatalık, çiğ sebze-meyve gibi su oranı yüksek, vitamin mineral açısından zengin besinler ile ceviz-fındık ve tam buğday ekmeğinden oluşan hafif bir kahvaltı yapılmalı, aşırı yağlı, tuzlu, şekerli ve unlu gıdalardan uzak durulmalıdır. Daha dinç olmamız için, gün içinde alamayacağımız ve depolanamayan vitamin mineral takviyesini, sahurda tüketeceğimiz bir porsiyon meyve ile kısmen de olsa sağlamaya çalışmalıyız.” Dedi.
Sahurda sadece su içerek niyetlenmenin ya da gece yatmadan önce yemek yemenin uzun süreli açlığı daha da uzatacağı için kan şekerin daha erken saatlerde düşmesine neden olacağını belirten Diyetisyen Feyza Betül Tolu bir şeyler yiyerek yatmanın ya da sahurda ağır yiyecekler tüketmenin reflü gibi hastalıkların da artışına zemin hazırlayacağını hatırlattı.
Hem sahurda hem iftarda mideyi aniden çok fazla yemekle doldurmanın sindirim güçlükleri ile birlikte tansiyon yükselmelerine yol açabileceğine dikkat çeken Feyza Betül Tolu şöyle konuştu:
“ İftarı 2 öğüne bölmek gerekir. Oruç öncelikle 1-2 bardak su ile açılmalıdır. İftariyelik olarak; hurma, tuzsuz zeytin ve peynir, tercih edilebilir. Sonrasında mideyi rahatlatmak ve hazmı kolaylaştırarak mide rahatlaması adına, yağı ve kalorisi az bir çorba tüketilebilir. Bundan sonra mutlaka 15-20 dk beklenmeli ve sonrasında ana yemeğe geçilmelidir. Ana yemekte; yağsız kırmızı et, derisiz tavuk, balık, kurubaklagil, zeytinyağlı/ etli sebze yemekleri tercih edilebilir.”
Ramazan da kaybolan su ve mineral kaybını dengelemek için iftar ile sahur vakti arasında 2-2,5 litre su ve sıvı (örneğin cacık, taze sıkılmış meyve suları, madensuyu ile hazırlanmış ayran gibi) tüketimine özen gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.
“İftar veya sahur sofralarında fazla yağlı, baharatlı, tuzlu ve ağır; sindirimi zor besinlerin tüketiminden kaçınmalı; yemeklerin sıvı yağlar ile pişirilmesine özen gösterilmeli, yemekleri pişirirken; ızgara ve fırında pişirme gibi sağlıklı yöntemler tercih edilmelidir. Ramazanda sindirim sisteminin uzun süre çalışmaması, metabolizmanın yavaşlamasına neden olmakla birlikte kabızlık sıklığı artar. Kabızlığı önlemek için, yemeklerde lif/posa oranı yüksek besinler; sebze yemekleri, salatalar ve ara öğünlerde de taze meyveler, tam buğdaylı/ çavdarlı/ kepekli/ tam tahıllı/ yulaflı ürünler tercih edilmelidir. “ dedi.
İftardan sonra 1-1,5 saat arayla 2 ara öğününün önemine değinen Feyza Tolu bu ara öğünlerde porsiyon kontrolü yapılarak meyve, leblebi, ceviz, fındık, badem, yarım yağlı süt ve yoğurdun tüketilebileceğini anlattı. Tatlı tüketilecekse haftada 1-2 kez, ana yemekten 2 saat sonra olacak şekilde ara öğün yerine meyveli, ramazan ayının vazgeçilmezi güllaç gibi sütlü tatlıların veya dondurmanın tercih edilebileceğini de dikte etti.
Feyza Tolu son olarak “Yediklerimize ve içtiklerimize ramazan ayında bu şekilde dikkat ettiğimiz takdirde ramazan ve oruç bizi zorlamayacak; manen arınmanın yanında bedeni bir arınma da gerçekleştirebileceğimize inanıyorum. Herkese hayırlı ve huzurlu ramazanlar diliyorum. “ dedi.